HOŞ GELDİNİZ

10/10/2006 - AĞIR KURU SES

Kuru bir ses kopup geliyor.
Öbek öbek gökyüzünü parçalayarak.
Bir asi sigara dumanı misali; süzülerek akıyor göğün damarlarından.
Bir ayrılığı vurmuş sırtına; ağıtlar içinde koşuyor, koşuyor.
Susmak bilmez, ne yana gider bilinmez.
Kapıp gelmiş hasretliği.
Yırtmış belli bir gırtlağı; öyle hoyrat öyle deli.
Bulutların arasından öyle bir sızar ki; bir hançer gibi dalar.
Bu sese kulak veren nicelerini yakar, kavurur.
Bir küçük kız çocuğunun sisli gözlerinden firar etmiş belli.
Kanlar ortasından çıkıp gelmiş; ondan ağır, ondan ıslak.
Gebe bir kadının deşilen bağrından çıkıp gelmiş;
Ondan ki gözü kara, ondan ki acımasız.
Bir süngünün ucundan sıyrılıp gelmiş, bir namlunun buz teninden.
Doluyor bir kuru ses dalgası, şehrin arasına.
İlk durağı beyin hücrelerim; zorlar, zorlar;
ve kulakları sağır eden o feryat dolar içime yavaş, yavaş.
Bir kuru ses kopup gelmiş.
Sürünerek pis kokulu nefeslere, fabrika dumanlarına.
Sırtına ölümün vahşetini, soğuk nefesini sarmış.
Şimdi anlatıyor biçare olanları.
Kuru bir ses;
ölümün tek tanığı, kopup gelmiş gözlerimdeki nem olmaya.
Ey! ulu gök tutarsınız siz ulan birbirinizi.
Bu feryat ağır gelir bana ölüme iğreti bakan bu bakışlara.
Bu vahşet ağır gelir ulan şehrime ve yandaşlarıma.
Sen kuru ses, göklerde salın dur kendi halinde.
Bir yiğit tutar an gelir.
Kırmızı yıldızlı bayrak altında tortulan.
Aşinadır onlar, tanırlar seni.
Sararlar yaralarını, saklarlar seni korkma şiirlerinde.
Ağır gelir bu kuru ses bana ağır...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Hakkımda

Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Kategoriler

      Arkadaşlarım

    • arzu60

      Reklam

    • Kayıt: - Toplam:
      Son Sayfa | Sonraki Sayfa